Gönderen Konu: Haberleşme Hürriyeti  (Okunma sayısı 691 defa)

Çevrimdışı Süleyman ERTUĞRUL

  • Avukat
  • Sr. Member
  • *****
  • İleti: 5678
  • Karma: +9/-0
    • Profili Görüntüle
    • Avukat İlanları
Haberleşme Hürriyeti
« : 03 Haziran 2012, 15:23:31 Paz »

YARGITAY
4. Hukuk Dairesi 2009/13627 E.N , 2010/10270 K.N.

İlgili Kavramlar

HABERLEŞME HÜRRİYETİ
ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİ
ŞAHSİ MENFAATLERİN HALELDAR OLMASI

İçtihat Metni

Davacı M…. Ö….vekili Avukat M….. G…. tarafından, davalı D….. Gaz. A.Ş aleyhine 08/10/2008 gününde verilen dilekçe ile basın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 15/09/2009 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

Dava, basın yolu ile kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.

Yayın tarihinde Yargıtay Ceza Genel Kurulu Yazı İşleri Müdürü olan davacı, M….. gazetesinin 13.10.2007 günlü sayısında "Yargıtay'da Bir K….." başlığı altında, dava dışı kişi ile yaptığı telefon görüşmesi yayımlanıp kamuoyuna bir suç örgütünün yardımcısı gibi tanıtılarak kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu belirterek manevi tazminat istemiştir.

Davalı ise, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan bir soruşturma kapsamında soruşturulan çetenin liderlerinden Ahmet Cinali'nin dinlemeye alınan telefon kayıtlarında geçen ve davacı ile yapılan telefon görüşmelerini içeren kaydın aynen kamuoyuna aktarıldığını ileri sürerek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
   Yerel mahkemece, V…….. G…… Hareketi ikinci başkanı A….. C….. ile davacı arasındaki telefon konuşmalarının aynen yayınlandığı, yayın üzerine davacı hakkında Yargıtay Birinci Başkanlığı tarafından soruşturma açıldığı, emekliye ayrılması nedeniyle davacı hakkında soruşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, yayının görünür gerçeğe uygun olduğu gerekçesiyle istem reddedilmiştir.

Anayasa'nın "Özel hayatın gizliliği" başlıklı 20. madde gereğince herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz. Yine Anayasa'nın "Haberleşme hürriyeti" başlıklı 22. maddesinde, herkes, haberleşme hürriyetine  sahiptir. Haberleşmenin  gizliliği esastır. Bundan başka, Medeni Yasa'nın 24. ve 25. maddeleri ile koruma altına alınmış olan bu hakların saldırıya uğramasının yaptırımı da Borçlar Yasası'nın 49. maddesinde gösterilmiştir.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 8. maddesinde de herkesin özel ve aile hayatına, konutuna ve haberleşmesine saygı gösterilmesini isteme hakkına sahip olduğu belirtilmiş; maddenin ikinci fıkrasında yasaya uygun sınırlama nedenleri sayılmıştır.

Ancak, millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak, usulüne göre verilmiş yargıç kararı bulunması; bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de yasa ile yetkili kılınmış merciin yazılı emri ile kişinin üstü, özel kâğıtları ve eşyası aranabilir, bunlara el konulabilir, haberleşme engellenebilir ve gizliliğine dokunulabilir.

Ne var ki, bu konuda Devletin resmi soruşturma ve kovuşturma organlarına getirilen yasal bazı sınırlamaların gerçek ve tüzel kişiler açısından öncelikle uygulanması gerektiği gibi tanınan ayrıksı durumdan, bu kapsama girmeyen kişi ve kuruluşların yararlanması söz konusu olamaz. Kişinin gizli alanını oluşturan özel yaşamının gizliliğine dokunulamayacağından, sıfatı ve konumu ne olursa olsun, kişinin oluru bulunmadan özel yaşamına ve haberleşmesine ilişkin bilgiler kamuoyuna açıklanamaz. Bir kişinin konuşmalarının kayda alınması ve bunun yayınlanması onun özel yaşamına ve kişilik haklarına saldırı niteliği taşır.

Dava konusu olayda; cumhuriyet savcılığı tarafından başlatılan bir soruşturma kapsamında, dava dışı bir kişi ile yaptığı telefon konuşmasına ilişkin kaydın gazetede yayımlanması, davacının kişilik haklarına saldırı oluşturur. Yerel mahkemece istemin reddine gerekçe yapılan olgular, istemin tümden reddedilmesini gerektirmez; ancak, tazminat tutarının saptanmasında indirim nedeni olabilir.

Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 14/10/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.


Konuyu Paylaş

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter

 

Hızlı yanıt'ı kullanarak çabukça ileti gönderebilir, iletilerinizde gülümseme ve bbc kullanabilirsiniz.

Uyarı: bu konuya en az 120 gündür yanıt gönderilmemiş.
Yanıt vermek yerine yeni bir konu açmanız önerilir.

Not: Bu konu bir moderatör tarafından onaylanmadan görüntülenmeyecektir.
Ad Soyad: E-Posta:
Doğrulama:
2023-1922=? (Cevap=101):

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
0 Yanıt
382 Gösterim
Son İleti 10 Haziran 2012, 18:44:36 Paz
Gönderen: Süleyman ERTUĞRUL
0 Yanıt
583 Gösterim
Son İleti 11 Haziran 2012, 00:28:10 Pzt
Gönderen: Süleyman ERTUĞRUL
0 Yanıt
652 Gösterim
Son İleti 24 Haziran 2012, 23:23:32 Paz
Gönderen: Süleyman ERTUĞRUL
0 Yanıt
671 Gösterim
Son İleti 24 Haziran 2012, 23:38:21 Paz
Gönderen: Süleyman ERTUĞRUL