İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır . Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz


Mesajlar - Sevgi SEVER

Sayfa: [1] 2 3 ... 5
1
İnsan neden sırdaşı, can yoldaşı, hayat arkadaşı olan eşini aşağılar? 
 
 
Bir erkek neden eşini sürekli küçümseyip onu hor ve hakir görerek acı çektirip yıpratır? Bu varsa bile hataların düzeltilmesi adına gidilebilecek bir yol değildir.
Yıllardır dört çocukla birlikte evlilik yükünü taşımaktan yorulmuş, omuzları çökmüştü. Eşinin her akşam, çocuklarının yanında onur kırıcı, küçük düşürücü sözleri onu bitirmişti. Kendisi "a" dese eşi mutlaka "b" diyor, hiçbir konuda anlaşma sağlayamıyorlardı. 
 
 
 
Eşine göre o, evde oturup, sadece tüketirken kendisinin işyerinde canı çıkıyordu. (Zaten ekser erkekler de böyle düşünmüyor mu?) "Madem öyle ben de çalışayım." dediğinde ise, "Sen doğru dürüst evinin işini becerdin de bir de çalışman mı kaldı?" diye alay ediyordu.

Ne yazık ki, böyle düşünen erkeklerin sayısı az değil. "Ben erkeğim" diyerek kendisini özel, eşini ikinci sınıf gören, hatta onların saçlarını süpürge bile etmelerini hiçe sayanlar...

Peki kadınlar evde oturuyorsa evi kim silip, süpürüp temizliyor? Camları kapıları siliyor? Çamaşırı yıkayıp ütülüyor? Yemeği pişirip, sofrayı kurup, çay-kahve servisi yapıyor?

Bunlar neden görülmüyor? İyilikler takdir edilmek yerine tekdir ediliyor? ...Ve en önemlisi acaba neden bir insan, hayat arkadaşı, can yoldaşı, sırdaşı olan eşini aşağılıyor? Onu sürekli küçümseyip hor ve hakir görerek yüreğini kanatıyor? Acı çektirip, yıpratıyor? Canını yakıp ağlatıyor? Yıllarca aynı yolda yürüyüp, birbirini hırpalayarak geriye ruh sağlığı bozuk çocuklar bırakıyor?

Acaba bu hayat birbirini kırarak yaşayacak kadar uzun mu? "Sen-ben" tartışmasından kafasını kaldıramayanlar görmüyorlar nasıl da sevdikleri yıldızlar bir bir kayıyor zaman atmosferinden. Dünya bahçesinden her gün bir fidan ötelere uçuyor. Gül dalından bir bülbül ebediyet semalarına kanat çırpıyor. Sayısız gemiler sessizce hayat limanından demir alıyor. Bu kadar kısa ömür sofrasında sevgi tabağından yemek, sevgi güllerini dermek varken; yeller estirip fırtınalar koparmak niye?

Niye akıtılıyor gözlerden yaşlar?

Niye yaralanıyor o narin gönüller?

Niye lime lime ediliyor yürekler?

Kadın erkeğe verilen bir emanet ve bir ana-babanın ciğerparesi değil mi? Peki emanet böyle mi saklanır? O ciğerpareden her gün bir parça kesip ateşlerde mi pişirilir? Ayrıca "Siz birbirinize elbisesiniz." emrediliyor.

Hangi akıllı insan kendi elbisesini yırtar? Kirletir? Parçalar? Onu bütün tehlikelerden korumaz mı? Yanmasını, yırtılmasını ve kirlenmesini engellemez mi? Güllerin Efendisi "İki şeye dikkat edin; biri kadın hakkı, diğeri yetim hakkı." diyor.

İnsanların en kötüsünün eşi üzerine baskı yapan, ona şiddet uygulayan olduğunu söylerken; kadının bir cam gibi nazik olduğunu ve onun kırılmaması için özen gösterilmesini tembihliyor. Dünyaya veda ederken kadınlara iyi davranılmasını vasiyet ediyor.

Ölüm anında bile bunu tekrarlıyor. Peki, Güllerin Efendisi'nin yolundan gidenler, ne dersiniz? İsterseniz bugün evinize güllerle gülümseyerek girin... Gözünüz kötü şeyleri görmesin. Kulağınız çirkin sözleri işitmesin. Eviniz gül bahçesi olsun. Eşiniz gönül sultanınız...

O sultana buket buket sevgi gülleri sunun. Kulağına sevgi türküleri mırıldanın. O gün olsun onun gönül akordunu bozmayın. Gönül mızrabını inceden inceye sızlatmayın... Bakalım o gün zararınız (!) ne olacak?
 
Gülay Atasoy

2
Kişisel Gelişim / Ynt: Başarı, Mazeret ve Maliyet....
« : 11 Ağustos 2008, 09:46:03 Pzt  »
“Dağ tepesinde bir çam olamazsan, vadide bir çalı ol;
Fakat oradaki en iyi küçük çalı sen olmalısın.
Çalı olamazsan bir ot parçası ol, bir yola neşe ver;
Bir misk çiçeği olamazsan bir saz ol;
Fakat gölün içindeki en canlı saz sen olmalısın.
Cadde olamazsan patika ol;
Güneş olamazsan yıldız ol;
Kazanmak veya kaybetmek ölçü ile değil;
Sen her neysen, onun en iyisi ol.”
                                     Douglas MALLOCH

“Eğer sizden sokakları süpürmeniz istenirse,
Michelangelo’nun resim yaptığı,
Beethoven’ın beste yaptığı veya
Shakespeare’in şiir yazdığı gibi süpürün.
 O kadar güzel süpürün ki gökteki ve yerdeki herkes,
durup “Burada işini çok iyi yapan bir çöpçü yaşıyormuş” desin.
                                                                    Martin Luther KİNG

3
Güzel Sözler / Ynt: Günün Sözü...
« : 05 Ağustos 2008, 10:45:35 Sal  »
Yıllar, günlerin hiç bir zaman bilemeyeceği bir çok şeyi öğretirler...(Ralph Waldo Emerson)

4
belki bu yazılan sadece bir paylaşımdan ibaret ama bunu bize söyleten kişi aşka layık değildir.böyle aşklarda kangren olan parmak kurtarılmaya çalışılır;ama boşuna uğraşılır.o parmağı kolumuzu da götürmeden kesip atmalıyız;yoksa zehri gitgide içten içe yayılır ve bizi  yitip götürür.iyisi mi zararın neresinden dönülse kardır.adına aşk dediğimiz şey bazen sadece yanılgıdan ibaret olabilir..hiçbirşeyi saplantı yapmamalıyız.bazen aşık olduğumuzu sandığımız şey saplantı yada takıntıdanda ibaret olabilir.kısacası parçadada denildiği gibi geçen geçmiştir..aşk layık olanla yaşanmalı ;)

5
karşılık göremeyen aşklara.... :(

6
Güzel Sözler / Ynt: Günün Sözü...
« : 04 Ağustos 2008, 10:12:51 Pzt  »
Yeryüzünde açlıktan ölenlerin sayısı, tokluktan ölenlerden çok daha azdır.(Theognis)

7
Güzel Sözler / Ynt: Günün Sözü...
« : 04 Ağustos 2008, 10:09:41 Pzt  »
Leş, bize göre rezildir ama, domuza, köpeğe şekerdir,helvadır.(?)

8
Güzel Sözler / Ynt: Günün Sözü...
« : 02 Ağustos 2008, 10:03:54 Cts  »
Hata değil, çare bulun...(Henry Ford)

9
Güzel Sözler / Ynt: Günün Sözü...
« : 31 Temmuz 2008, 10:28:52 Prş  »
Aynı gökte uçarlar ama, kuzgunun dünyası başka, şahinin dünyası başkadır. (Muhammed İkbal)

10
Hayata Dair / Ynt: Mutluluk Basit İş Aslında‏...
« : 31 Temmuz 2008, 10:21:02 Prş  »
herhalimizde herzaman şükredebilmek en büyük erdemlerden biri olsa gerek....
teşekkürler...
saygılar...

11
Kişisel Gelişim / Ynt: SEVGIYE DAIR KONUŞULAMAYANLAR
« : 31 Temmuz 2008, 10:16:15 Prş  »
Seni Seviyorum Diyebilmenin Güzelliği

Sevmek...Allah'ın  bize bağışladığı en yüce duygulardan bir tanesi... Yaşamımıza renk katan yegane şey.   

 Sevmek ve sevildiğini hissetmek, hissettirmek. Sevmek... her şeyi, dünyayı, yaşamayı, insanları, kuşları, çiçekleri, denizi, suyu, herşeyi, kendimizi bir de. Biz ulus olarak sevgi dolu insanlarız aslında, yüreğimiz hep bu ışıltılarla dolu. Ama sevgimizi dile getiremiyoruz yeterince. Hep içimizde, yüreğimizde saklı tutuyoruz, nedense kullanmayıp saklıyoruz. Halbuki ne güzel iki kelimedir “Seni Seviyorum” diyebilmek. Bu gizemli kelimeyi kullanmaktan korkmasak, içimizden geldiği gibi ve hissettiğimiz anda söyleyebilsek keşke sevdiklerimize.

Düşünün, sabahın ilk ışıklarında yeni açmış bir çiçeğin yaprağındaki çiğ tanesi ile size gülümsemesini bir kez. İçimizi mutlulukla dolduran bu sıcak tablo karşısında “Seni seviyorum güzel çiçek” demek, ne hoş bir karşılamadır onu ( aptalca mı geliyor size, gelmesin lütfen). Yada aynada yüzünüze bakarken içten gelen bir gülümseme ile kendi kendimize “Seni seviyorum” desek, diyebilsek keşke.

“Seni seviyorum” öyle sihirli ve güçlü iki sözcüktür ki aslında; söylendiği anda karşımızda akan suları bile durdurur anında. Eşimize, kızımıza, sevgilimize, emektar köpeğimize, yetiştirdiğimiz çiçeklere, büyüklerimize, tüm sevdiklerimize söyleyelim her an içimizden geldiğinde; duraksamadan, ”Acaba tepkileri ne olur, yada çok söylemeyeyim etkisi azalır” diye düşünmeden. Olabilir mi hiç böyle bir şey, etkisi azalabilir mi hiç? Bu iki sözcük ne kadar sık kullanılırsa insanın içini o kadar okşar, o kadar sevgi ile doldurur, ilişkileri düzene sokar, uzakları hemen yakınlaştırır, mesafeleri yok eder. Ne güzel bir şeydir bunu sıkça kullanabilmek, alışkanlık haline getirip söyleyebilmek.

Hayatın ne kadar acımasız, ne kadar kısa olduğunu, belki yarın sevdiğimiz ve değer verdiğimiz kişileri bir daha bulamayacağımızı düşünecek olursanız; bence şu anda, şu saniyeden itibaren, daha fazla geç kalmadan söyleyelim, haykıralım sevgimizi; “Seni seviyorum” diyelim.

Eşimizi yada sevdiklerimizi yolculuğa uğurlarken hazırladığımız bavulun içine, giyisilerin arasına “Seni seviyorum” yazan minicik notlar iliştirelim. Bizden önce eve geleceğini bildiğimiz anlarda yine onlar için evin çeşitli yerlerine “Seni seviyorum” mesajları bırakalım. İnanın o mesajları gördüklerinede yaşayacakları mutluluğu kelimelerle anlatmak mümkün olmaz. Bu öylesine güzel bir sıcaklık, öylesine güzel bir yakınlaşmadır, sözcüklere sığdıramazsınız gücünü.

İçimizde tutup, saklayıp, ayda yılda bir kez söylediğimizde; hayatımızdaki “keşkelerin” sayısı hızla artacaktır inanın buna. Oysaki “keşkelerin “geri dönüşleri yoktur; giden yıllarla birlikte onlarda gider, yakalayamazsınız.

O halde gelin kullanmaktan çekinmeyelim, “Seni seviyorum” demeyi de sevelim, tüketelim bolca. Bilin ki siz kullandıkça tükenmeyecek, size geri dönüşleri katlanarak artacaktır.

Sevgiyle kalın...
Belgin Eryavuz 

12
Güzel Sözler / Ynt: Günün Sözü...
« : 30 Temmuz 2008, 16:14:36 Çrş  »
İki türlü insan daima açtır. Biri ilmi arayan, diğeri de parayı... (Yusuf İslam)

13
Güzel Sözler / Ynt: Günün Sözü...
« : 30 Temmuz 2008, 16:12:08 Çrş  »
Bir kapı kapandığında diğeri açılır; ama biz genellikle kapanan kapıya öyle uzun süre pişmanlıkla bakarız ki, hangi kapının açıldığını fark edemeyiz.(?)

14
Güzel Sözler / Ynt: Günün Sözü...
« : 28 Temmuz 2008, 14:57:17 Pzt  »
Üzülmek, yarının sıkıntısından bir şey eksiltmez, sadece bu günün gücünü tüketir.(A.J. Cronin)

15
Yazdıklarmız & Yazdıklarınız / Ynt: Biliyor musun?
« : 26 Temmuz 2008, 12:52:01 Cts  »

ßir Sen Anlamadın
 

Aşıgım aşık hemde öyle bir aşkki bu bendeki

Ayçiçeginin güneşe olan aşkından daha büyük

Uçsuz bucaksız bir dagın zirvesindende büyük

Ah be bitanem ah, bir tek sen anlamadın bu aşkı...

 

Bir yol düşün sonu olmayan bir yol,ıssız ve sessiz

İşte ben o yolda yürüyorum, amaçsız, gayesiz

Biliyorum, her zaman güneşe bakan ayçiçegi

Nasılki güneşe ulaşamassa,bende sana ulaşamıcam...

 

Aşıgım aşık, hemde en delisinden, en yücesinden

Bülbülün güle olan o tertemiz aşkından daha büyük

Okyanuslardan, denizlerden daha büyük,büyük ama

Bir pınar kadarda temiz, ah canım ah, bir sen anlamadın aşkımı...

 

Saman yolunu düşün, milyonlarca yıldızlar toplulugunu

İşte ben o saman yolunda yürüyorum,karanlıgı delerek

Biliyorum, her zaman aya bakan bu yıldızlar

Nasılki aya ulaşamassa, bende sana ulaşamıyacagım....

 

Aşıgım aşık, hemde öyle bir aşkki bu bendeki

Mecnunun aşkından, Keremin aşkından daha büyük

Benim aşkım, en büyük aşklardan daha büyük

Ah be biricigim ah,bir tek sen anlamadın bu aşkımı..
:( :( :(

alıntıdır.

Sayfa: [1] 2 3 ... 5